Ara

​8 mart dünyaemekçi kadınlar günü kutlu olsun!

Cinsiyetler arası ayırımcılık başlayalı binlerce yıl olmuş. Erkek egemenliğini doyasıya dünya nimetlerinden faydalanarak yaşayan insanın eril canlısı bu gücünü paylaşmaya pek niyetli görünmüyor. Yine de son yüzyılda hızlanarak artan sayıda kadın yaşamda kalma, çocuklarını yetiştirme ve dünyasını zenginleştirme yolunda canı pahasına büyük mücadele vermektedir.


Elbette hiçbir erk kolayına kazanılamaz. Ve bu uğurda mücadele edenler çoğu zaman kendi yaşamlarından sonrakilerin yolunu açarak harcarlar ömürlerini.


Bugün 2021 yılında dünya insan nüfusunun halen çok az bir bölümünde, iş ve sosyal yaşamda kadın eşitliği sağlanabilmiş durumdadır.


Ama demek oluyormuş!


Bizim güzel ülkemizin güzel ve çalışkan kadınları da son yıllarda giderek artan bir biçimde çalışma yaşamına katılmaktalar ve erkeklerden çok daha düşük ücretlerle çalışsalar bile bir çok iş kolunda kendilerini kanıtlamaktalar.


Okuyan, çalışan, para kazanıp çocuğunu da yetiştiren güçlü kadınlara erkeklerimizin çoğu hâlâ hazır değil gibi.


Kadının, şiddetin her türlüsüne boyun eğmekten vazgeçtiği hatta evliliklerin hızla boşanmaya dönüştüğü zamanlardan geçmekteyiz.


Gücünü eline almış kadınların eşleri tarafından cinsel çekiciliklerinin kalmadığından yakındıklarını işitiyoruz. Boşandıktan sonra da kendisini ve yaşamını geliştirmesi yolunda birlikte olacağı bir eş bulmakta zorlanan kadının ödediği bedel giderek yalnızlaşma. Çocuğuna sarılarak yatan annelerin sayısı hızla artmakta.


Daha gidilecek çok yol var. Yurdumuzda kız çocukların okutulması konusu önemli. Kız evlat erkek evlat ayrımı yapmamak çok önemli. Erken yaşta evliliklerin durdurulması şart.


Kadının iş yaşamında eşit ücret talebi hızla gerçekleşmelidir. Masai saatlerinde çocuklarını emanet edebileceği kreş ve okullara erişimi tam olarak sağlanmalıdır. Kendisini ve kariyerini geliştirme olanakları için tam destek bulmalıdır.


Siyasi sanılan bu şartlar insanlığımız adına bekâ meselemizdir.


Sevgilerimle

Ayşegül Denizci Uğur