Ara

Ekolojik Birey Toplumu Nasıl Kurulur?




Geçen yazımda (“İnsanca pek İnsanca”) doğaya uyumla varlığını geliştiren insanı anmış ve böyle bir toplum hiç kurulmadı tüm dünyada, doğanın olanakları üzerinden düşündüğümüzde artık global ekolojik toplumu kurma zamanı geldi demiştim. İçinden geçtiğimiz direniş günleri de açıklayıp onaylıyor zaten dediklerimi. Aslında refahı üretme ve paylaşma mücadelesi içine doğup hem bu büyük sistemi hem de sistem içinde kendi bireysel sistemimizi geliştiriyoruz. İnsan nüfusunun artışı her dönemde kendine özgü kriterler içerir elbette ama bu kez dünyanın yaşama elverişliliğinin bozulmasıyla daha büyük bir sorundan söz ediyoruz. Bu yüzden annelere ve anne adaylarına seslenmeye devam ediyorum... Bir bebek olarak dünyaya gelen insan büyümek ve olgunlaşmak için annesinden ayrılmaya önce göbek bağının kesilmesiyle adım atar. Ama memeye bağlanarak bağımlılığı devam eder. Büyüme sürecinde olgunlaşmak BİREY olmak ile mümkündür. Bireyin davranış sağlığının yapısı da anneden aktarımla oluşmaya başlar. Psişenin kurulumunda anneye bağımlılık vardır o halde. Ama olgun yani kendi kararlarını alıp kişisel karar ve davranışlarının sorumluluğunu alan birey olmak anneden tamamen bağımsız olmakla mümkündür. Bu yüzden annenin neyi nasıl aktardığına bakıyoruz. Anne olmak demek bitmeyen bir endişe duygusuyla mücadele etmek demektir aynı zamanda. Bu endişe duygusu ile sağlıklı denge kurmak için ekolojik yöntem; bebeğin büyüme hızını iyi gözlemlemek ile olur. Kitaplar genel olarak bir bebeğin hangi aylarda nasıl tepki verdiğini yazar ama her bir bebek kendi gelişim sürecini yaşar. Ve anneler de öyledir. İçinden geçiyor olduğumuz toplumsal tartışmaları bir de bu gözle bakıp, üzerine düşünmenizi öneriyorum.

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

​8 mart dünyaemekçi kadınlar günü kutlu olsun!

Cinsiyetler arası ayırımcılık başlayalı binlerce yıl olmuş. Erkek egemenliğini doyasıya dünya nimetlerinden faydalanarak yaşayan insanın eril canlısı bu gücünü paylaşmaya pek niyetli görünmüyor. Yine